Azəri versiyası  |  Главная
Страница 11210 из 11315 << < 11206 11207 11208 11209 11210 11211 11212 11213 11214 > >>
Yashar | Assalam aleykum. Sualim beledir: Men sigareti chekmemeyime tovbe etmishem. Men bu tovbeni pozsam, ya'ni sigaret cheksem, gunah ishletmish oluram?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Her bir tovbeni pozmaq gunahdir. Tovbenin mezmununun ferqi yoxdur. Siqaret chekmemek barede edilmish tovbe de eyni hokmu dashiyir.
Задан: 4 Январь, 2008 , Опубликовано: 4 Январь, 2008
cahil insan | Salam. Xahish edirem sualimi cavablandirasiniz. Bilmek isterdim ki, Allah cennetde ve yaxud ne vaxtsa oz qullarina gorunecekmi? Eger gorunecekse, bes Quran niye yazir ki, "Gozler onu gormez"? Eger gorunmeyecekse, onda niye “Qiyame” suresinde Allah buyurur: "Qiyamet gunu mominler oz Rebblerine baxib sevinerler"? Xahish edirem,- bu sual meni chox maraqlandirir,- cavab veresiniz, qisa da olsa. ALLAH RAZİ OLSUN.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Allah-tealanin gozle gorunub-gorunmemesi meselesinde mezhebler arasinda ixtilaf vardir. Ehli-sunne mezhebine esasen, Allah-taala bu dunyada gozle gorunmez. Amma qiyametde o, xalis bendelerin gozune gorunecek. Bu eqidenin subutu kimi, mehz dediyiniz ayeni gosterirler. Ehli-sunne menbelerinde guya Allahin qiyametde goydeki Ay kimi achiq-ashkar goruneceyi barede hedisler vardir. Bu mesele barede “Kutubi-Sitte”den (ehli-sunnenin moteber saydigi 6 hedis mecmuesinden) iqtibas etdiyimiz ashagidaki hisse chox maraqlidir (bax: “Kutubi-Sitte”, terc. ve sherh – Ibrahim Canan): Cerir İbnu Abdillah (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir dolunay gecesi, aya baktı ve: "Siz şu ayı gördüğünüz gibi, Rabbinizi de böyle perdesiz göreceksiniz ve O'nu görmede bir sıkışıklığa düşmeyeceksiniz (herkes rahatça görecek). Artık, güneşin doğma ve batmasından önce hiç bir namaz hususunda size galebe çalınmamasına gücünüz yeterse bunu yapın (namazları vaktinde kılın, vaktini geçirmeyin)". Cerir der ki: "Resulullah, sonra şu ayeti okudu: "Rabbini güneşin doğmasından ve batmasından önce hamd ile tesbih et!" (Taha 130). (Buhârî, Mevakitu's-Salat 6, 26, Tefsir, Kaf 1, Tevhid 24; Müslim, Mesacid 211, (633); Ebu Davud, Sünnet 20, (4729); Tirmizî, Cennet 16, (2554)). AÇIKLAMA: 1 - Sadedinde olduğumuz hadis, kıyamet günü mü'minlerin, Allah Teala'yı gözleriyle göreceklerini ifade ediyor. Rü'yetullah meselesi, ulema arasında derin tahlillere ve münakaşalara mevzu olmuş kelamî bir meseledir. Şu kadarını söyleyelim: Ehl-i Sünnet uleması ahirette Allah'ı mü'minlerin göreceği hususunda müttefiktir. Bu meselede, pek çok hadisten başka, Kur'an-ı Kerim'den de delil gösterilmiştir. "O gün yüzler vardır ter ü tazedir, Rablerini görecektir" (Kıyamet 22-23). Haricîler, Mu'tezile ve Mürcie'den bazıları "Görme işi, görülen şeyin mahluk olmasını bir mekan işgal etmesini gerektirir" mülahazasıyla rü'yetullahı inkar etmişler, mezkur ayette geçen (görecek) kelimesini (bekleyecek) diye te'vil etmişlerdir. Kendi görüşlerine delil olarak: "O'nu gözler idrak edemez" (En'am 103) ayetiyle, Hz. Musa hakkında söylenmiş olan "Sen beni göremeyeceksin" (A'raf 143) ayetlerini zikretmişlerdir. Ancak Ehl-i Sünnet, bu ayetlerin dünyadaki görmeyi nefyettiğini söyleyerek, onların iddiasına itibar etmemiştir. 2 - Hadiste geçen (sıkışıklığa düşmeyeceksiniz) tabiri, rivayetlerde farklı imlalarla gelmiştir. Hepsi, görme olacağını ifade etmede bütünleştiler. Sözgelimi hilalin görülmesi rahat değildir, bazıları zorlanır, belli noktalarda görüldüğü için tezahum ve sıkışıklık mevzubahis olabilir. Halbuki dolunay görülmesi herkes tarafından, zahmetsizce vukua gelir, birbirlerini itmeye de gerek kalmaz. İşte kıyamette Rab Teala'nın görülmesi bu çeşitten bir görülmedir. Lakin shia eqidesine gore, Allah ne bu dunyada, ne de axiretde insanlarin gozune gorunmez. Chunki gozle gorunmek Allaha layiq olan sifet deyil. Allah cism deyil, olchuleri, rengi ve s. yoxdur. Gozle gorune bilmek uchun ise onun cism olmasi, olchulere, renge ve s. malik olmasi lazimdir. Ba’zi hedislerde ve ariflerin kelamlarinda “Allahi gormek” ifadesine rast gelsek de, bunlar mecazi me’na dashiyir. Sohbet Allahi heqiqeten gormekden deyil, onun qudret ve ezemetini, nishanelerini gormekden, duymaqdan ve ibret almaqdan gedir. Esil arifler Allaha ele iman besleyirler ki, onun ayetlerini – nishanelerini gordukde bele, onu gorduklerini tesevvur ederler. Ele Hazret Aliden (a) “Rebbine ibadet ederken Onu gordunmu?” deye sorushanda, buyurmushdu ki, “Men gormediyim Rebbe ibadet etmerem!”. Rebbini nece gorduyunu xeber alanda ise cavab vermishdi: “Vay olsun sene! Gozler mushahide etmek yolu ile Onu gore bilmez. Lakin qelbler iman heqiqeti ile Onu gorer” (“Usul-ul-Kafi”, “Kitab-ut-tovhid”). Shia menbelerinde Allahi adi gozle gormeyin qeyri-mumkunluyu barede etrafli behsler achilmish ve qarshi terefe layiqli cavablar verilmishdir. Hetta tarix boyunca bir neche shia alimi bu movzuda musteqil risaleler qeleme almishdir. Movzunu chox uzatmamaq uchun bu barede etrafli sohbet achmaqdan vaz kechirik. Shia mufessirleri Qurani-kerimin “Qiyamet” suresinin 22-23-cu ayelerini ferqli shekillerde tefsir etmishler. Ba’zi tefsirchiler ayedeki “nazire” kelmesini “nezer salmaq, baxmaq” kimi yox, “intizar chekmek, gozlemek” kimi isah etmishler. Mominler qiyametde her sheyi unudub, yalniz Allahin merhemet ve rahmetinin intizarini chekerler. Onlar uchun en muhum olan shey – Allahin qudret ve ezemetini, nishanelerini, habele, merhemet elametlerini seyr etmek olacaq. Bashqa bir qrup tefsirchiler ise ayedeki “nazire” kelmesinin “gormek” yox, “baxmaq” me’nasini verdiyini on plana chekmishler. Arab dilinde gormeyi bildirmek uchun “ro’yet” kelmesi ishledilir. “Nezer” ise baxmaq demekdir. Aydindir ki, her baxan gormez. Chox olur ki, insan her hansi bir eshyanin muayyen istiqametde oldugunu bilir, amma ne qeder baxsa da, gormur. Meselen, Ramazan ayinin evvelinde Ayin ufuqde teqriben filan yerde goruneceyini bilir, ora diqqetle baxir, amma Ayi gormur. Chunki hemin gun Ayi gormek sadece mumkun deyildir (ya astronomik sebebden, ya da hava chox buludlu oldugu uchun). Ona gore de, qiyamet gununde mominlerin bir istiqamete baxib Allahi axtarmalari, amma onu gormemeleri mumkundur. Bashqa bir qrup alimler de ayedeki “nazire” kelmesini Allahi adi gozle, hissiyyatla gormek me’nasinda deyil, batini gozle, besiret gozu ile gormek kimi yozurlar (Hazret Alinin (a) hedisinde oldugu kimi). Her halda, Allahi hech zaman gozle gormeyin mumkun olmamsi barede bir neche Quran ayesi ve onlarla hedis shia mezhebinin baxish terzini destekleyir. Merhum Sheyx Kuleyni “el-Kafi” kitabinda Allahi gozle gormeyin batilliyine ayrica bir fesl ayirmish ve burada 12 hedis yerleshdirmishdir.
Задан: 3 Январь, 2008 , Опубликовано: 3 Январь, 2008
ZAUR | ASSALAMU ALEYKUM! Qardashlar zehmet olmasa cavab verin-Bir qardash zovcesi ile Hecc ziyareti etmek ucun 5000 dollar pul yigib. Ziyaret erefesinde melum olub ki, tanidigi bir kafir olumcul xestelenib ve onun bu pula ehtiyaci var. Qardash ne etmelidir? Kafire komek etmelidir, yoxsa ziyaretini etmelidir? Komek olmasa kafir olecek! Minnetdaram!!!
Ответ / Cavab

Задан: 3 Январь, 2008 , Опубликовано: 3 Январь, 2008
sevinc | Essalamu aleykum! Sizden bir sualimin cavablandirilmasini isterdim. Menim bir refiqem var, 37 yashindadir, hele aile qura bilmeyib. Qonshusu ona meslehet gorub ki, heftede iki defe, ishleri duzelenedek kilseye getsin, Isa peygambara, Maryam anaya ve Nikolay Chudotvoretse sham yandirsin. Ona deyende ki, axi biz muselmaniq, kilseye getmek gunahdir, qonshu qadin deyir ki, ne olsun, Allah ki, birdir. Hemin qonshusu bashqa bir adama da meslehet edib, hemin adamin qizi artiq nishanlanib. Sizden chox xahish edirem, bu qarishiq meseleye aydinliq getiresiniz. Bele etmek olarmi? Her ikimiz chashib qalmishiq.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Evvela, bu hereket muselmanlara xas olan hereket deyil, xristian dinine aid olan bir “ibadet” novudur. Muselmana yarashmaz ki, xristianlarin adetine uysun. Ikincisi, ikona qarshisinda sham yandirmaq – bu ve ya diger me’nada ona perestish etmek demekdir. Islamda ise, shekile, heykele ibadet etmek kufrdur. Uchuncusu, bir sheklin qarshisinda sham yandirmaqla insan ne elde etmish olur? Meger tustulenib qurtaran bir shamin insana her hansi xeyri deye bilermi ve bu sham kiminse niyyetinin heyata kechmesine yardim gostere bilermi? Meselen, Islamda insan niyyetinin heyata kechmesi uchun nezir deyir ki, ehtiyaci olanlara filan miqdarda pul ve ya emlak hediyye edeceyem. Yaxud da evvelceden ehsanlar verir, xeyriyyechilik ishleri gorur. Allah da hemin ehtiyaclilarin xatirine, onun arzusunu yerine yetirir. Bu halda, nezir demish adam bir neche ehtiyacli shexse komek etmish olur, bununla da cemiyyete fayda deyir. Hazret Isanin (a) sheklinin qabaginda sham yandirmagin kime ne xeyri vardir? Meger Isa (a) hemin shama ehtiyaclidirmi? Meger Isa (a), onun shekilinin qarshisinda sham yandirdigina, onun ikonasina perestish etdiyine gore, kiminse duasinin qabul olmasi uchun Allah qarshisinda zamin durarmi? Ozunuz dushunun: Isa (a) butun omrunu tek Allaha ibadet etmeye ve insanlari da buna chagirmaga, shirki ve kufru mehv etmeye serf edib. Indi onun kufr olan bir hereketi (ikonaya perestishi) beyenmesi olan ishdirmi? Niyyeti olan adam Hazret Isanin (a) ruhuna salam ve salavat gonderse, onun ruhuna hediyye olaraq Quran ve dua oxusa, daha effektiv netice vererdi. Nehayet, dorduncusu, Islam dininde niyyetin qabul olmasi uchun min defe semereli yollar gosterilib. Iki ruket hacet namazi qilib Allaha dua etmek kilsede sham yandirmaqdan qat-qat ustundur ve Allah bu ibadeti daha tez qabul eder. Bayaq dediyimiz kimi, ehtiyacli olanlara nezir desin. Feqirlere sedeqe versin, ehsan etsin. Bir yetimin, bir shikestin, bir eri olmush dul qadinin, bir kasib ailenin ehtiyacini temin etse, goyler dolusu dua ve savab qazanmish olar. Ziyarete getmek isteyirse, addimbashi rast geldiyimiz mescidleri, pirleri, muqaddes ziyaretgahlari qoyub, niye xristian kilsesine gedir? Hemin qiza meslehet goruruk ki, Islam dininde etiqadini mohkemletsin, niyyetini ikonadan deyil, Allahdan istesin. Nikolay Chudotvoretse deyil, Islam muqeddeslerinin ruhuna tevessul etsin (ya’ni dua etsin ki, onlar niyyetin qabul olmasi uchun Allah qarshisinda vesatet etsinler). Xeyriyyechilikle meshgul olsun. Gunahlardan, Allahi narazi salan amellerden uzaq dursun. Hech olmazsa, oz ehtiyacinin odenmesi xatirine namaz qilsin. Belke, bundan sonra da namaz qilmaga adet eder ve gundelik namaza bashlayar! Unutmayin ki, semimi niyyetle, goz yashlari ichinde Allaha edilen bir dua – kilsede min sham yandirmaqdan daha ustundur.
Задан: 3 Январь, 2008 , Опубликовано: 3 Январь, 2008
rehman | Salam! Bayram namazından evvel subh namazı qılınırmi?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Beli, bayram namazi gundelik vacib namazlari evez etmir ve bayram gunlerinde gundelik namazlar oz qaydasinda qilinmalidir. Hem de, bayram namazi adeten, seher Gunesh chixdiqdan chox sonra – saat 9-da ve ya 10-da qilinir. Bu vaxta qeder artiq subh namazi qilinmish olur.
Задан: 3 Январь, 2008 , Опубликовано: 3 Январь, 2008
REHMAN | SALAMU ELEYKUM. "SALATU SALAMIN SOZLERI NECEDIR"? SAG OLUN.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Peygambere salavat gondermeyin bir neche qaydasi var. Ba’zen mezhebinden asili olaraq, insanlar o hazrete ferqli shekilde salam gonderirler. Meselen, Hazret Muhammed Peygamberin (s) adini chekende, ehli-sunneden olanlar adeten “sallallahu aleyhi vesellem” (Allahin salavati ve salami ona olsun) demekle kifayetlenirler. Ba’zen ise, eksine, ehli-sunneden olanlar Peygamberin adindan sonra onun Ehli-beytine, heyat yoldashlarina ve sehabelerine salam gonderirler. (Esasen, xutbelerde ve dini kitablarin evvelinde bu cur ehateli salavata rast gelmek olar). Shialar ise bir qayda olaraq, Hazret Muhammed Peygamberin (s) adindan sonra “Sallallahu aleyhi ve alihi vesellem” deyirler (Allahin salavati ve salami olsun ona ve nesline). Bunlar Peygamberin adi chekilerken deyilmesi teleb olunan kelmelerdir. Chunki Qurani-kerimin “Ahzab” suresinde (aye 56) Allah muselmanlara emr edir ki, Peygambere salam yollasinlar: “Həqiqətən, Allah və Onun mələkləri Peyğəmbərə salavat göndərirlər. Ey iman gətirənlər! Siz də ona salavat göndərib layiqincə salamlayın!” Salavatin qaydasina gelince, sunni ve shia namazlarinin her ikisinde salavati soylemek vacib bilinib. Ehli-sunne namazinda salavatin metni daha genishdir: “Allâhümme salli ala Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamîdün mecîd. Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamîdün mecîd”. Terc.: “Ey Allahım! Muhammed'e ve nesline, İbrahim ve nesline salavât ettiyin kimi salavât et! Sen çox hamd edilen ve çox medh edilensen. Muhammed’e ve nesline, İbrahim ve nesline bereket verdiyin kimi bereket ver. Sen çox hamd edilen ve çox medh edilensen”. (Yeri gelmishken, salavatin mehz bu shekilde soylenmesinin vacibliyi barede “Sahih-ul-Buxari”, “Sahih-ul-Muslim”, “Sunen-un-Nesai”, “Sunenu-Ibn Mace” ve “Mustedrek-us-sahiheyn” kitablarinda bir neche hedis movcuddur). Shia namazlarinda teshehhud hissesinde Hazret Muhammedin (s) peygamberliyine shehadet verdikden sonra derhal bu cumle deyilir: “Allahumme salli ala Muhammedin ve ali-Muhammed”. Peygamberin (s), ona nece salavat gondermek barede bir tapshirigi vardir ki, onu burda qeyd edirik. Bu hedisden goruruk ki, Peygambere salavat gondererken, mutleq onun nesline (ali-Muhammede, ya’ni ma’sum imamlara) de salam gondermek lazimdir; eks halda, bu salavat naqis ve yarimchiq sayilar. Hetta shia mezhebine qarshi teessubkeshliyi ile sechilen Ibn Hecer Heysemi “es-Sevaiq-ul-muhriqe” kitabinda Peygamberin bele buyurdugunu neql edib: “Mene naqis salavat gondermeyin!” Sorushdular ki, naqis salavat nedir? O hazret buyurdu: “Naqis salavat odur ki, desinler: “Allahumme salli ala Muhammed (Allahim, senin salavatin olsun Muhammede)” ve bundan sonra sussunlar. Gerek salavat bele soylenilsin: “Allahumme salli ala Muhammed ve ala ali-Muhammed” (Allahim, senin salavatin olsun Muhammede ve Muhammedin nesline)!” (hedisin sonu). Bir daha tekrar edirik ki, sunni ve shia namazlarinin her ikisinde salavati soylemek vacib bilinib. Shafii mezhebinin banisi Imam Shafiinin bu barede 4 misraliq gozel bir sheri vardir ki, onun tercumesi beledir: “Ey Allah Resulunun Ehli-Beyti! Sizi sevmeyi Allah-teala nazil etdiyi Quranda vacib buyurub. Sizin uca meqaminizin subutu kimi bu yeter ki, Her kim namazda Size salavat gondermese, namazi qabul olmaz”.
Задан: 3 Январь, 2008 , Опубликовано: 3 Январь, 2008
Samir777 | Salam. Nard oynamaq gunahdirmi (pulsuz)? Gunahdirsa, neye gore? Evvelceden minnetdaram.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Islam alimlerinin ekseriyyeti nerd, kart ve s. bu kimi oyunlari her hansi novle oynamagi haram bilirler (ister pulla olsun, isterse de pulsuz). Ba’zi alimler (esasen, qedim muctehidler) hatta shahmati da haram saymishlar. Lakin muasir alimlerin choxusu shahmati oyun yarishmasi olaraq qabul edir, udub-uduzma sherti olmadan (ya’ni “stavka”siz) oynamagi caiz bilirler. Hatta shahmat musabiqelerinde ishtirak edib, sponsor terefinden tayin edilmish mukafati udmaga da icaze verirler. Lakin nerd oyunu bu qisimden deyil. Chunki shahmat insanin intellektine, shuuruna, bacarigina esaslanir ve her hansi gedishi etmeyi insane sechir. Lakin nerdde gedishi insan sechmir, zer ne “verirse”, onu oynayir. Ona gore de, bu oyun agil ve mentiqe deyil, sirf tesadufe esaslanir ve onunla meshgul olmaq insanin intellektinin inkishafina yardim gostermir.
Задан: 2 Январь, 2008 , Опубликовано: 2 Январь, 2008
ibn Ali | Asssalam aleykum. Ilk once sualin cavabina gore teshekkurumu bildirirem. Zehmet olmasa, mene Imam Cafer Sadiqin (a) fiqh ve yaxud diger kitablarinin adini chekerdiniz. Imamdan (a) bize hansi kitablar yadigar qalib? Chox sag olun.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Imam Caferi-Sadiqin (a) yazili shekilde hazirladigi ve ya sehabelerine diqte etdiyi eserlerden ba’zileri gunumuzde chox meshhurdur. Lakin ustunden xeyli muddet kechdiyi uchun, bu eserlerin bir hissesinin heqiqieten Imama aid olub-olmamasi alimler arasinda shubhe dogurur. Tedqiqiatchilar hemin eserlerin ba’zilerinin Imam Sadiqe (a) aid oldugunu shubhe altinda qoymushlar. Imam Cafer Sadiqe (a) aid edilen en meshhur eserler (shifahi soylediyi hedislerden elave) bunlardir: 1. Imam Sadiqin (a) oz sadiq sehabesi Mufazzel ibn Omer Cu’fiye diqte edib yazdirdigi “Tovhidi-Mufazzel” risalesi. Bu risale 4 hisseden ibaretdir. Birinci hissede kainatin yaradilishindaki mocuzeler, habele, insanin oz qurulushundaki hikmetler achiqlanir ve butun bunlarin Allah terefinden yaradildigi vurgulanir. Ikinci hissede heyvanlar aleminin, uchuncu hissede ise bitkilerin qeribe xususiyyetleri sadalanir ve bunlarin ozbashina yarana bileceyinin qeyri-mumkun olmasi gosterilir. Dorduncu hissede ise dunyada bash veren ba’zi hadiselerin – tebii felaketlerin, xesteliklerin, olumun, insana uz veren belalarin hikmeti achiqlanir ve deyilir ki, butun bunlar ilahi hikmete uygun olaraq bash verir. Belelikle, bu kitab Allahin varligini ve vahidliyini subut edir, kainatin guya ozbashina yarandigini iddia eden materialistlere (o zamanlar bele insanlara “dehriler” deyirdiler) tutarli cavab verir. 2. En moteber shia menbelerinden sayilan “El-Kafi”nin sonuncu bolumu olan “Rovze”nin birinci hedisi Imam Sadiqin (a) oz terefdarlarina (shialara) unvanladigi genish hecmli mektubdan ibaretdir. Bu mektubda Imamin nesihet ve tovsiyeleri oz eksini tapib. 3. Imam Sadiqin (a) Abdullah Necashi adli shexse mektubu. Ba’zi tedqiqatchilar bu mektubu Imamin oz qeleminden chixan yegane heqiqi eser sayirlar ve deyirler ki, butun diger mektub ve risaleleri o hazret ozu shexsen yazmamish, diqte etmishdir. 4. Imam Sadiqe (a) aid edilen “Ihliylece” risalesi. Bu risalede Imamin hind filosoflari ile tovhid baresinde elmi mubahiseleri eks olunub. 5. “Misbah-ush-sheria”. Bu kitab hormetli alim Ahmedaga Ahmedov terefinden azerbaycan diline tercume edilmish ve chap olunmushdur. Lakin Ellame Meclisi, Sheyx Hurr kimi mohterem alimler bu kitabin Imama aidliyi fikrine etiraz etmishler. 6. Sheyx Saduqun “Xisal” kitabinda revayet edilmish, fiqh ve kelam meselelerine hasr olunmush risale (revayetchi A’meshden neql olunur). 7. “Tuhef-ul-uqul” kitabinda Imam Sadiqden (a) revayet edilen, xumsun vacibliyi qenimetler barede risale ve s. P.S. Axirinci mektubun turkce tercumesini internetden tapdiq. Onun unvanini Size gonderirik. Lakin tercumenin orijinala ne qeder uygun olduguna zemanet vermirik: http://gadir.free.fr/sit%20dosy/kit/Tuhef'ul_ukul/340.htm
Задан: 2 Январь, 2008 , Опубликовано: 2 Январь, 2008
ALLAH qulu | Essalamu aleykum. Menim bele bir sualim var, meni chox narahat edir. Chox vaxtlar “sen ALLAH, bunu ele” ve yaxud da “sen ALLAHIN adi, filen sozu de, filen ishi ele” kimi sozlerle insan qarshilashir. Amma ele olur ki, ya insan bunu etmek istemir, ya bu, Islamin qanunlarina ziddir, ya da bashqa sebebden. Men bilmek isterdim ki, eger kimse mene ALLAHIN adini verirse, men bu ishi mutleq etmeliyem, ya eger Islama zidd olsa etmeye de bilerem? Sizden artig derecede xahish edirem, bu suala etrafli cavab veresiniz, chunki meni chox narahat edir. Size oz derin teshekkurumu bildirirem, hormetli Islam az. ALLAH komeyiniz olsun. Hormetle: ALLAH qulu.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Islam menbelerinden aydin olur ki, insan, ona and verilerek bir ishi etmesi xahish olunsa, hemin xahishi yerine yetirmeye borclu deyil. Herchend ki, and veren adamin konlunu qirmamaq xatirine, dediyi ishi etmek daha yaxshidir. Amma elbette ki, bu ish Islamin ziddinedirse, yaxud adamin menafeyine ve halal maraqlarina zidd gelirse, onu icra etmek olmaz. Umumiyyetle, bu andin dini baximdan ciddi deyeri yoxdur. Ashagida teqdim etdiyimiz hedisden gorunur ki, bele and veren shexsin boynuna mes’uliyyet gelmir. Demek, bu, and sayilmir. Eger and veren adam mes’uliyyet dashimirsa, demeli, and verilen adam da mes’uliyyet dashimir. Dediklerimize subut uchun, bir hedisi teqdim edirik: Hafs adli sehabe Imam Sadiqden (a) sorushdu: “Bir nefer oz din qardashina (bir ishi etmek barede) and verir; bunun hokmu nedir?”. Imam cavab verdi: “And verenin ohdesinde hech ne yoxdur (ne gunahi, ne de vezifesi var), chunki o adam sadece olaraq isteyib ki, qardashina ikram etsin”. (“El-Kafi”, cild 7, seh. 462). Bu hedis bir adamin, onun sufresinden yemek yemesi ve ya hediyyesini qabul etmesi barede bashqasina and vermesine aiddir.
Задан: 2 Январь, 2008 , Опубликовано: 2 Январь, 2008
Mohsin | Bismillah. Salamun aleykum ve rehmetullah.(teqlidim merhum Fazil Lankarani). 1) Kishi ve qadin ayrilirlar. Bunlara telaq oxunur. Ele olur ki, yeniden barishirlar. Qadinin idde muddeti 1 heyz vaxti qeder olur. Ya’ni telaq oxunandan sonra qadin bir defe heyz olur ve barishdiqlari uchun yeniden daimi kebin oxunur bunlara. Sual budur ki, bu kebin halal sayilirmi? Onlar bir-birine halaldirlarmi? Oxumushdum ki, eger idde muddeti gozlenilmeden kebin oxunarsa, qadin ve kishi bir-birlerine ebedi haram olurlar. Ve 1 heyz vaxti idde caizdirmi bele olan halda? Qeyd: Eger bu insanlarin kebini batildirse, birge yashamaqlarina son vermelidirlermi? Ve qadin ne qeder iddeden sonra (kebin batildirse, zinadir; - bele olan halda iddesi ne qederdir?) kebin ede biler? 2) Bir kes aileli qadinla zina etmishdirse (tovbekar olana qeder), onun tovbesinin cubrani necedir? Yani o emelin pisliyini (tovbeden sonra) apara bilecek emel hansidir? 3) Namaz qilmaga teze bashlayanda mene namazi telim eden qardash
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. 1. Ric’i talaqda qadinin iddesi bitmezden evvel kishinin ona qayitmasi caizdir. Ya’ni idde muddeti bitmezden evvel kishi qayidarsa, kebini tezelemek lazim deyil. Yox, eger iddeden sonra qayitsa, yeniden kebin oxunmalidir. Siz dediyiniz veziyyetde, eger kishi idde muddetinde qayidib, ustelik kebin de oxuyubsa, gunahi yoxdur. Olsa-olsa ikinci kebin batil sayilacaq, amma birinci kebin oz quvvesinde qalir ve ric’i talaq da oz qaydasinda edildiyi uchun, sheriete zidd olan bir shey yoxdur. Onlarin birlikde er-arvad kimi yashamalarinin sheriet baximindan manechiliyi yoxdur. Subut olaraq, merhum Ayetullah-ul-uzma Lenkeraninin risalesinden hemin meseleni Size gonderirik. Fetvanin sonundaki soze diqqet yetirin: “qadın iddədə olduğu vaxta qədər kişi ona qayıda bilər”. Məsələ: 2590. Bain təlaqı budur ki, təlaqdan sonra kişinin öz arvadına qayıtmaq haqqı olmasın. Yə’ni, əqd oxunmadan onu arvad kimi qəbul edə bilməsin. Bu beş qismdir: 1- 9 yaşı tamam olmayan qadının təlaqı; 2- Yaisə olan qadının təlaqı; 3- Ərinin əqddən sonra yaxınlıq etmədiyi qadının təlaqı; 4- Üç dəfə təlaq verilən qadının üçüncü təlaqı; 5- Xül’i və mübarat təlaqı. (Bunların hökmləri sonradan deyiləcək.) Bunlardan başqa yerdə qalanları ric’i təlaqdır ki, təlaqdan sonra, qadın iddədə olduğu vaxta qədər kişi ona qayıda bilər (yə’ni təlaq niyyətindən dönə bilər). http://www.lankarani.org/azr/res/090.htm P.S. Kishi basqa kishinin boshadigi ve iddesi qurtarmamish qadinla kebin kesdirse, kebin batildir ve onlar bir-birine ebedi haram olurlar (muayyen shertler daxilinde). 2. Bu halda semimi qelbden tovbe etmesi kifayetdir. Eger istese, bashqa ameller de ede biler: meselen, imkani chatan qeder keffare versin. Amma bu, vacib deyil. 3. Sizin qildiginiz namazda noqsan yoxdur. Chunki merhum Ayetullah Lenkerani tesbihati-erbaani 3 defe oxumagi ehtiyati-vacib kimi buyurmushdur. Teqlid hokmlerinde yazilanlara uygun olaraq, muctehid bir meselede ehtiyati-vacib buyursa, insan istese ya hemin ehtiyata amel eder, ya da bashqa merceyi-teqlidin (ya’ni teqlid etdiyi muctehidden az, amma qalan muctehidlerden chox savadli olan muctehidin) fetvasina amel eder. Siz de zamanin merceyi-teqlidlerinden olan Ayetullah Sistaninin fetvasina amel etmisiniz. Burada sheriete zidd olan hech ne yoxdur, qildiginiz namazlar sahihdir ve qezaya ehtiyaci yoxdur. 4. Yuxarida qeyd etdik ki, qildiginiz namazlari qeza etmeye ehtiyac yoxdur. Amma umumilikde qeza namazinin hokmu budur ki, onlarin sayinda shekkiniz varsa, en ashagi heddi goturmeniz kifayetdir. Ayetullah Lenkeraninin risalesinden məsələ 1404: Əgər bir kəsin bir neçə namazı qəzaya getsə və onların sayını (məsələn, dörd, yaxud beş dənə olduğunu) bilməsə, bu halda az miqdarın qəzasını qılsa, kifayətdir. Lakin ehtiyat-vacib budur ki, əgər əvvəllər sayını bilib sonra unudubsa, çox tərəfi yerinə yetirsin. http://www.lankarani.org/azr/res/054.htm 5. “Ingilis casusunun xatireleri” kitabinin heqiqeten hemin dovrde Arabistanda casusluq eden ve Muhammad ibn Abdulvahhabla dostlugu olan shexs terefinden yazildigi tam subuta yetmeyib. Choxlari bu kitaba qondarma eser kimi baxir. Heqiqeten, ba’zen her hansi eqideni subut etmek xatirine saxta kitablar yazila biler. Esas mesele bu kitabin senedinin dogru olub-olmamasi deyil. Esas odur ki, kitab o dovrun siyasi menzeresini kifayet qeder duzgun eks etdirir. Muhammad ibn Abdulvahhab ingilis casusunun tesiri atinda olubsa da-olmayibsa da, bu shox sheyi deyishmez. Vehhabiler kimden ilhamlaniblarsa, ferqi yoxdur - onlarin tarixdeki rolu oldugu kimi qalir. “Ingilis casusunun xatireleri” kitabinin saxta olmasi ne zamansa subuta yetirilmish olsa bele, bu, ne achiq fikirli muselmanlarin vehhabilere munasibetini deyishdirecek, ne de vehhabilerin bu gune kimi davam eden cinayetlerine haqq qazandiracaq.
Задан: 2 Январь, 2008 , Опубликовано: 2 Январь, 2008
Страница 11210 из 11315 << < 11206 11207 11208 11209 11210 11211 11212 11213 11214 > >>
© 2019 All right reserved www.islam.az waplog