Azəri versiyası  |  Главная
Страница 11208 из 11354 << < 11204 11205 11206 11207 11208 11209 11210 11211 11212 > >>
haci | Hamile qadin namaz qilmasi vacibdi ya yox?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Beli, hamile qadin dogush anina kimi dini mukellefdir (vezifelidir) ve vacib namazlarini qilmalidir. Qadin yalniz 2 halda namaz qilmaqdan azaddir: heyz (menstruasiya) gunlerinde ve dogushdan sonra qan kesilinceye qeder (buna nifas deyilir). Qalan hech bir halda qadinin namazi terk etmesine icaze verilmir. Hamilelik dovrunde normal shekilde namaz qilmaq chetindirse, sherietde nezerde tutulmush guzeshtlerden istifade ede biler. Meselen, oturaq veziyyetde namaz qilsin; yaxud secde zamani eyilerken betndeki korpeni ezmemek uchun secde yerini yukseye (meselen, stulun ustune) qoyub, onun uzerine secde etsin ve s. Guzeshtler uchun sheriet kitablarina muraciet etmeyinizi meslehet goruruk.
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
haci r | Salam aleykum. Menim 2 suallim var: 1-ci sual: galstukla namaz qilmag olar, yoxsa ishkali var? 2-ci sual: men evimi satmisham, elimde pulum var. Pulu banka depozite qoymag olar? Ye'ni bank menim pulumla pul gazanacaq ve mene mueyyen hisse verecek. Olar, yoxsa haramdir?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. 1. Qalstuk baglamaq barede muselman alimlerin fikirleri ferqlidir. Bir neche onillik bundan evvel qalstuk baglamaq haram sayilirdi, chunki xristian medeniyyetinin ve xristian shexsiyyetinin simvolu sayilirdi. Lakin hal-hazirda qalstukun bu ma'nadan chixaraq, muselmanlarin heyatina daha genish daxil oldugunu ve xristianliq, qerblilik deyil, medeniyyet ve sivilizasiya elameti kimi qabul edildiyini nezere alaraq, ekser alimler ondan istifade etmeyi caiz, amma mekruh bilirler. Meselen, Ayetullah-ul-uzma Sistaninin fetvalarinda bu meseleye "bundan chekinmek daha yaxshidir, amma istifade etmek haram deyil" kimi munasibet gosterilmishdir. Adi heyatda bir geyimin hokmu nedirse, namaz zamani da eynidir. 2. Eger bank hemin sermayeden halal yollarla istifade edecek, onu halal istiqametlere yoneldib qazanc goturecek ve Size de bundan pay verecekse, caizdir. Bankin ish mexanizmini ve fealiyyetinin halal olub-olmadigini arashdirin.
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
nazim | Salamun əleykum. Bəzi hacılar Suriyyada tələbələrə verdikləri pulu Azərbaycanda xumsun ödənilməsi kimi təqdim edirlər. Nə dərəcədə doğrudur.Təşəkkür edirəm
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Xums iki istiqametde bolushdurulub paylanir: Xumsun yarisi "seyyid mali"dir ve ehtiyaci olan seyyide verilmelidir. Lakin xaricde tehsil alan telebe, seyyid olsa bele, ona xums verilmesi shubheli meseledir. Chunki seyyid yalniz seferde chetinliye dusherken, ona xums verile biler. Ya'ni azerbaycanli shexs ya yerli seyyidlere, ya da Azerbaycanda seferde olan ve maddi chetinlik uzunden vetenine qayitmaq imkani olmayan ecnebi seyyidlere "seyyid mali" vere biler. Telebeler seferde deyiller, onlar tehsil aldiqlari yerde illerle yashayirlar. Xumsun ikinci yarisi "imam mali"dir ki, muctehide teqdim edilmelidir ve muctehid onu oz bildiyi shekilde muayyen istiqametlerde serf edir. Adeten, muctehidler "imam mali"ndan dini medreselerde tehsil alan ehtiyacli telebelere de pay verirler. Lakin bunu etmeye yalniz muctehidin ixtiyari vardir. Xums veren shexs muctehidin icazesi olmadan, "imam mali"ni ozbashina hech yere xercleye bilmez. Ya pulu muctehide gondermeli, ya onun numayendesine vermeli, ya da muctehidin icazesi ile onun meslehet bildiyi istiqametlere serf etmelidir. Hazirki merceyi-teqlidlerin hamisi bu fikirdedir. Eger dediyiniz adamlar teqlid etdikleri muctehidin raziligi ile xumsu telebelere verirlerse, amelleri sahihdir. Eger bunu muctehidden icazesiz formada, yaxud zenne esasen ("adeten, muctehid de xumsu telebelere verir" dushunerek) verirlerse, gunah edirler ve xumsleri heder getmish olur.
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
Ali | Essalamun-eleykum. Imam Xomeyninin "Pishavar geceleri" eserini Bakida haradan tapmaq olar?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. "Pishaver geceleri" Imam Xomeyniye mensub deyildir. Bu kitab meshhur shia alimi Sultan-ul-vaizin Shirazinin ehli-sunneden olan bir qrup elm ehli ile mubahiselerini ehate edir. Kitabin azerbaycan diline tercumesi satishda vardir. Biz de onun turk diline tercumesinin elektron unvanini Size gonderirik: http://gadir.free.fr/sit%20dosy/kit/pesaver.zip
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
ali | EsSalamun -eleykum.men bilmek isteyirem ki uzu ulgucle hansi sebeb ve yaxud sebeblere gore qirxmaq olmaz? Cavabi emailime birbasa gondere bilseniz size minnetdar olardim
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Saqqal saxlamagin hokmu barede ehli-sunne mezhebinin gorushleri ashagidaki kimidir: Rasûlullah (s.a.s) ümmetini, kılık kıyafet ve dış görünüşleri bakımından müşriklere benzemekten alıkoymuş; "Kim bir kavme benzerse, onlardandır" (Ebu Davud, Libas, 4) hadisiyle de müslümanları uyarmıştır. Özellikle sakal bırakmaları hususunda mü'minlere tavsiyelerde bulunmuş, çeşitli hadisleriyle de sakalın müslüman için taşıdığı önemi belirtmiştir. Hz. Aişe (r.anha)'den rivayet edilen bir hadislerinde "On şey fıtrattandır: Bıyıkları kesmek; sakalı salıvermek; misvak ile ağzı, dişleri temizlemek; su ile burnu temizlemek; tırnakları kesmek; kirlerin barınabileceği yerleri yıkamak; koltuk altındaki kılları gidermek, kasıkları tıraş etmek; necaset yolunu su ile pak eylemektir" (Müslim, Tahare, 56; Ebu Davud Tahare, 29; Nesâî, Zine, I) buyurmuşlardır. Diğer hadislerinde ise, "Bıyıkları Çok kısaltın, sakalları ise bırakın"; "Müşriklere muhalefet edin; bıyıkları kısaltın, sakalları çoğaltın"; "Bıyıkları kesin, sakalları bırakın. Böylece Mecusîlere benzemeyin " (Buharî, Libas, 64; Müslim, Tahare, 54) buyurmuşlar ve mü'minleri sakal bırakmaya teşvik etmişlerdir. Sakal, hadiste de buyurulduğu gibi, yaratılış icabı erkeklerde bulunması gereken ve daha önceki peygamberlerin sünneti olan bir kılıktır. Müteaddid Hadislerde sakalların tabii halleri üzere terk edilmesi ve uzatılması emredilmektedir. Kısaltılması konusunda herhangi bir cevaz görülmemektedir. Asırlardır her devirdeki İslâm âlimleri ile bütün mü'minler bu tabii hali benimsemişler ve kendilerinde uygulamışlardır. Bu Hadislerden anlaşıldığına göre, bütün peygamberlerle birlikte Rasul-i Ekrem de sakalını bırakmış ve sakal bırakmayı emretmiştir. Hz. Peygamber ve ashabının sakallarını traş ettiklerine dair hiç bir kayıt yoktur. Ancak Hz. Peygamber (s.a.s) sakalının ucundan ve yanlarından alırdı (Tirmizi, Edeb, 17). İmam Malik, "Müslüman, çoğunluk sakalını ne şekilde bırakıyorsa o kadar bırakmalı, fazlasını kesmeli, böyle yapmak menduptur. Çünkü bu fazlalığın kesilmemesi, çirkin görünmeye sebeb olur. Sakalı kısaltmanın bir sınırı yoktur. En uygunu, şekli güzelleştirecek biçimde kısaltmaktır" der. İmam Bâcî Abdullah İbn Ömer ve Ebu Hureyre'den nakledilen tatbikata dayanılarak bir tutamdan fazlasının kesilebileceğini söylemiştir. Dürrül-Muhtar'da sakalın bir tutam boyunda olmasının sünnet olduğu ifade edilmektedir. Aynı şekilde, ekseriyetin görüşüne göre bir tutamdan fazlasını kesmek de sünnettir. Sakal bırakmak ve buna bağlı olarak sakalı traş etmek konusunda âlimler değişik kanaatlere varmışlardır. Bu alimlerin bir kısmına göre sakal bırakmak farz, kesmek haram; bazılarına göre sakal bırakmak sünnet, kesmek mekruhtur, kimisine göre de müstehaptır. Bunların görüş ve delillerine gelince: Sakal bırakmak farz, traş etmek ise haramdır şeklinde olan birinci görüş, alimlerin cumhuruna aittir. Delilleri ana hatlarıyla şöyledir: a) Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde sakal bırakmayı emretmiştir. Emirler mendup veya mübah olduğunu ifade ettiğine dair bir delil bulunmadıkça vucub için olurlar. "Sakalları bırakın " emri de sakal bırakmanın farz olmasını gerektirir. b) Aynı şekilde, Hz. Peygamber (s.a.s) müşrik veya mecusilere benzememeyi emretmiştir. Sakalı traş etmek onlara benzemektir. Bu da haramdır. c) Sakal traşı, Nisa süresinin 119. ayetinde sözü edilen Allah'ın yarattığı şeyi değiştirmek demektir. Şeytana uyularak yapılân bu hareket de yasaktır. d) Sakal, erkekleri kadınlardan ayıran bir özelliktir. Sakalını traş eden erkekler kadınlara benzemektedirler. Erkeklerin kadınlara benzemesi de dinen yasaklanmıştır. *** Sakal bırakmak sünnet, traş etmekse mekruhtur görüşünde olanlar Şafiî mezhebinden İmam Nevevi, Râzi, Gazzalî, Şeyh Zekeriyya el-Ensari, İbn-i Hacer, Remli, Hatib, Şirbini gibi zatlardır. Bu görüşü savunanlar şöyle demişlerdir. a) Hadis-i şerifteki emir, sakal bırakmanın farz olmasını gerektirmez. Zira aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s), Yahudi ve Hıristiyanlara benzememek için saçların boyanmasını emretmiş, fakat Sahabeden bazı kimseler saçlarını boyamamışlardır. Bu olay bu gibi emirlerin vücub için olmadığını gösterir. b) Müşriklere din ve imanla ilgili konularda benzemek haramdır. Örf ve âdetlerle ilgili hususlarda ise haram değildir. Zira Rasûlüllah (s.a.s)'de rahiplerinkine benzer bir takunya giymiştir. Şayet bu gibi hususlarda benzemek kesin olarak yasak olsaydı, Hz. Peygamber bunu yapmazdı. c) Örf ve âdetlerde bile olsa konu sadece müşriklere benzeme noktasından ele alındığı zaman aksine sakal bırakmanın haram olması gerektiği hükmüne varılır. Zira bugün birçok rahip ve gayr-i müslimler de sakal bırakmaktadırlar. d) Peygamberlerin sünnetlerinden sayılan on şey alimlerin çoğunluğu tarafından sünnet veya müstehap olarak değerlendirilmektedir. Sakal da bunlardan biri olduğuna göre bu da öyle değerlendirilmelidir. Çünkü bunların hepsi temizlik ve iyi görünüşlü olmak gibi güzel âdetlerdir. Rasûlüllah (s.a.s) ümmetine en güzel âdetleri tavsiye etmiştir. *** Sakal bırakmak müstehap, (sünnet-i zevaid) traş etmek ise mübahtır görüşünü savunanlar şöyle derler: Sakal bırakmak, yemek, içmek, oturmak, giyinmek gibi Hz. Peygamber'in insan olduğu için tabii olarak yapmış olduğu âdetleridir. Bu itibarla sakal bırakmak ibadetle ilgili sünnet değil, Hz. Peygamber (s.a.s)'in gelenek kasdiyle yapmış olduğu sünnetidir. Buna sünnet-i zevdid de denir. Mahmud Şeltut ve Muhammed Ebu Zehra gibi zamanımızın bazı âlimlerinin görüşü bu şekildedir. Buna göre sakal bırakmak faziletli olmakla birlikte, sakal traşı mübahtır. Sakal bırakılmadığı veya traş edildiği takdirde aleyhte bir hüküm terettüp etmez. İçinde bulunulan çevreye göre hareket etmek yerinde olur. Menbe: http://www.darulkitap.com/fikih/fikihans/sakal.htm Bunlara elave olaraq, shia menbelerinden de bir neche hedisi qeyd edirik: Hazret Muhammed Peygamber (s) buyurmushdur: "Biglarinizi qisaldin, saqqallarinizi uzadin, ozunuzu yehudilere benzetmeyin" (chunki onlar eksine, biglarini uzadib saqqallarini qisaldardilar). "Mecusiler saqqallarini qisaldib biglarini uzadirlar. Biz ise bigimizi qisaldib saqqalimizi uzadariq; bu, fitretden gelen bir xususiyyetdir". Imam Sadiq (a): "Her kim saqqalini bir ovucdan artiq uzatsa, cehenneme dusher". "Ovcunla saqqalini tut, artiq qalan hisseni kes". (Hedislerin menbeyi: Sheyx Saduq - "Men la yahzuruhu-ul-feqih", cild 1, seh. 130, "Adab-ul-hemmam"). Peygamberin bele buyurdugu neql olunur: "Saqqali qirxmaq muslenin bir novudur; her kim musle etse, Allah ona la'net eder" (Musle - insana ishgence vermek ve beden uzvlerini dogramaqdir. Meselen, dushmen cesedlerini tehqir etmek - cenab Hemzenin mubarek cesedi kimi, yaxud insanin barmaqlarini kesmek, derisini soymaq, gozunu chixarmaq ve s.). Boyuk shia alimi Sheyx Abbas Qummi "Muntehal-amal" kitabinda yazir ki, meshhur caferi feqihleri Mir Damad ve Ellame Meclisi saqqal qirxmagin haram oldugunun icmaya dayaniqli ve meshhur bir fetva oldugunu iddia etmishler. Muasir shia muctehidlerinin saqqal qirxmaq haqqinda fetvalari beledir: Ayetullah-ul-uzma Behcet: "Uzu qirxmaq ve tuklerini aradan goturmek caiz deyil; ister saqqalin hamisi olsun, isterse de bir hissesi. Saqqali seliqeye salmaq meqsedile chenenin altindaki ve yanaqdaki tukleri qirxmagin manechiliyi yoxdur. Uzu mashinla qirxmaq, eger tukleri dibinden qirxmaq kimi olsa, gerek bu ish terk edilsin". Ayetullah-ul-uzmalar Sistaninin, Xameneyinin ve Mekarim Shirazinin reyleri budur ki, saqqali dibinden qirxmaq ehtiyata gore haramdir. Merhum Ayetullah-ul-uzma Lenkerani de eyni fikri tesdiq edirdi.
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
tamilla | Assalamu aleykum va rahmatullahi va barakatuhu. Spasibo za vash proshliy otvet na moy vopros. V etot raz u menya k vam voprosov 4: 1) Mne inogda prixoditsya sidet za stolom s lyudmi, kotorie pyut spirtnoe. Tak kak moi roditeli ne musulmane, u nix vxodit v obichay na kakieto prazdniki ili torjestva upotreblyat alkogol. Vopros takoy: schitaetsya li dla menya grexom sidet s moimi roditelyami za odnim stolom vo vremya takogo zastolya? 2) Mojno li xodit v teatr na komedii, esli zaranee ne znaesh kakoy syujet? 3) Mne 20 let, namaz ya sovershayu 6 mesyachev. Ya bi xotela uznat, kak mne poschitat svoi namazi geza? I est li oni u menya, esli moi roditeli ne musulmane, a ateisti? No sama ya sebya schitala s detstva musulmankoy, no po kakim-to prichinam ne sovershala namaza? 4) Est li raznicha v mechetax dla shiitov i sunnitov? Esli est, to v kakie mecheti mojno xodit shiitam?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. 1. Haram meclislerinde, hemin meclislerin bir uzvu kimi gorunecek terzde ishtirak etmek haramdir. Bu meselede valideynlerle yaxus yad adamlarla birlikde oturmagin ferqi yoxdur. 2. Xeyr, bele tamashalara getmeyin manechiliyi yoxdur. Elbette, eger tamashanin exlaqsiz movzu uzerinde qurulduguna yeqinliyiniz varsa, gerek getmeyesiniz. 3. Ehli-sunne mezhebine esasen, insan yetkinlik yashindan bir muddet sonra namaz qilmaga bashlayarsa, evvelki namazlarini qeza etmesi vacib deyil. Ya'ni namaz qilmaq niyyetinde olmadigi illerin qeza namaqlari onun ohdesinde deyil. Lakin shia mezhebine esasen, qizlar hicri-qemeri teqvimle 9 yashdan etibaren ibadete bashlamalidirlar. Miladi teqvimle bu, teqriben 8 yash 8 ay 20 gun edir. Hemin vaxtdan etibaren qezaya geden namazlarinizi ve oruclarinizi qeza niyyeti ile yerine yetirmelisiniz. 4. Shia ve sunni mescidleri arasinda hech bir ferq yoxdur. Namazlarinizi istediyiniz mescidde qila bilersiniz.
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
Abdullah | Esselamu aleykum. Size bir sualim var. Destemazli oldugu halda, eger dish qanayarsa, onda destemaz pozulur? Allah sizden razi olsun.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Shia mezhebine esasen, bedenden ne qeder qan chixsa da, destemaz pozulmaz. Ehli-sunne mezheblerinden shafiilik ve malikilikde de qan chixmasi (sidik ve necis chixishi yerlerinden bashqa bir yerden chixsa) destemaza tesir etmez. Henbeliler az miqdarda qanin destemazi pozmadigini soyleyirler; ister bu qan axib bedenin bashqa yerlerini bulasin, isterse de yox. Henefilikde ise qan chixib derinin uzerinde axsa ve yaranin etrafini bulasa, destemazi tezelemek lazimdir; eger qan chixdigi yerde dursa, destemaz sahihdir. Dishin qanamasi meselesinde de yalniz hanefiler muayyen shert daxilinde bunun destemazi pozdugunu soyleyirler. Shert de budur ki, dish qanamasi zamani tupurcek qeder ve ya buna yaxin miqdarda qan chixsa, destemaz pozular, bundan az olsa - yox.
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
Reshad | Esselamun Aleykum. "Munafiq" ve "Fasiq" sozlerinin menasi nedir?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Munafiq - nifaq eden, nifaqi yayan ma'nasini verir. Munafiq odur ki, iman getirdiyini (muselman) oldugunu dilde deyir, amma eslinde qelbinde iman getirmeyib ve amelleri ile muselmanlara qarshi fealiyyet gosterir. Munafiq muxtelif vasitelerle muselmanlara ziyan vura biler: onlarda dine ve muqaddes anlayishlara qarshi shubhe yaradar, onlar arasinda dine ve muqaddes adamlara aid yalan shayieler yayar, muselmanlarin sirrini dushmene verer, casusluq eder, oz malini, mulkunu, pulunu achiqda ve ya gizlinde Islama qarshi mubarizeye serf eder, Islama zidd olan malumatlar ve kitablar yazar ve yayar ve s. ve i.a. Fasiq ise, munafiqden ferqli olaraq, imanlidir, Islami ne ashkarda, ne de gizlinde inkar etmir, amma muayyen behanelerle oz dini vezifelerini yerine yetirmir. Ya'ni namaz qilmir, oruc tutmur, halal-harama diqqet etmir. Eger bu amellerin vacib oldugunu inkar etse (ya'ni namaz qilmasa ve ustelik, namaza istehza ile yanashsa, onun vacib olmadigini soylese ve namaz qilanlara nifret etse), artiq kafir hokmune dusher. Amma eger sheriet emrinin vacib oldugunu qabul etse, lakin "sheraitim yoxdur, ozumu hele hazir gormurem" kimi sozlerle behane getirse, fasiq (ya'ni gunahkar) sayilar. Bele insan sair muselmanarla eyni huquqlara malikdir, onlara eziyyet vermek, tehqir etmek olmaz. Eksine, her vasite ile onlara mehribanliq gostermek, qelblerini ele almaq ve onlarin ureyinde Islam qanunlarina mehebbet yaratmaq, ibadete gelmelerine tekan vermek lazimdir.
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
vip | Salam aleykum, zehmet olmasa, sigenin sozlerini degig shekilde bize chatdirardiz, xaish eliyirem. Chox sag olun, Allah sizlerden razi olsun, bizlere chox shey oyredirsiz.
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Sige (muvaqqeti nikah) baglanmasi merasiminin shertleri ve oxunmali sozler ashagidaki internet unvaninda yerleshdirilmish Ayetullah-ul-uzma Siztaninin risalesinde etrafli izah olunub: http://www.al-shia.com/html/azr/shariat/resaleh/032.htm#link272 (mesele 2329).
Задан: 27 Февраль, 2008 , Опубликовано: 27 Февраль, 2008
Tural | Salam aleykum. Tovbe nece edilir? Tovbe namazi var? Varsa nece qilinir?
Ответ / Cavab

Aleykumus-salam ve rahmatullahi ve berekatuh. Tovbe semimi qelbden edilmelidir. Tovbe ve istigfarin ba'zi shertleri var ki, bunlara riayet etmek lazimdir. Tovbe eden shexs gerek ishletdiyi gunahin ne qeder chirkin ish oldugunu anlasin, bunu bir daha tekrar etmeyeceyine qerar versin ve bu ahdini qorusun, gunah halinda insanlarin haqqini qesb etmishse, sahibinden halalliq alsin, gunah halinda yerine yetirmediyi vacib ibadetleri qeza etsin ve s. ve i.a. Burada her shey tovbenin ne qeder semimi olmasindan asilidir. Allah semimiyyetle edilmish tovbeni (buna "tovbeyi-nesuh" deyilir) qabul eder inshaAllah. Bendenin gunahi ne qeder chox olarsa bele, yene tovbe ile bagishlanar. Tovbenin xususi namazi yoxdur. Hedislerde Hazret Muhammed Peygamberin (s) bele buyurdugu revayet olunub: "Bende gunah ish tutarsa, qalxib gozel shekilde destemaz alsa, 2 ruket namaz qilib bagishlanmasini dilese, Allah mutleq onu afv eder". Bu namaz adi subh namazi kimi qilinir, qunutda bagishlanmaq uchun Allaha dua edilir. Tovbe niyyetile qilinan namazi 2 yox, daha chox ruket de qilmaq olar.
Задан: 26 Февраль, 2008 , Опубликовано: 26 Февраль, 2008
Страница 11208 из 11354 << < 11204 11205 11206 11207 11208 11209 11210 11211 11212 > >>
© 2019 All right reserved www.islam.az waplog